Ece Mobilya Söyleşi Google

Betül Hanım bu sektörde çalışmaya ne zaman ve nasıl başladınız? İş yaşamım bu sektörde başladı ve devam etti. 1987’de Pertevniyal Lisesi’nden mezun olduktan sonra maddi yönden aileme destek olmak için iş hayatına atılmaya karar verdim. Bu sırada üniversite sınavlarına da hazırlanacaktım. Ailece görüştüğümüz bir dostumuzun sahip olduğu; sünger ve mobilya döşemeleri satışının yapıldığı Hakan Sünger A.Ş.’de, ilk kez çalışmaya başladım. Bu arada üniversite sınavlarına girdim ve Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nü kazandım. ilk göreviniz neydi? Muhasebe departmanında işe başladım; fakat o dönemde aynı zamanda telefonlara da bakıyordum, fatura da kesiyordum. Bilgisayar çok lüks bir aletti ve nasıl kullanıldığını bilen çok az sayıda insan vardı. Bu yüzden tüm muhasebe, fatura işlemleri elle yapılıyordu. Onların takibatı ve ürün satışlarıyla ilgilendim. iş hayatına yönelik olarak, üniversite dışında herhangi bir eğitim aldınız mış Evet. Bilgisayarın bütün sektörlere yeni girdiği o yıllarda çalışırken bilgisayar ve muhasebe kurslarına da gidiyordum. şirketinizde başka bayan çalışan var mıydı o dönemde? Şirkette tek bayan çalışan bendim. Benim dışında dört erkek personel daha vardı. Daha sonra firma gelişince yeni bayan elemanlar da alındı, kadromuz büyüdü. Hakan Sünger’de ne kadar süre çalıştınız? Yaklaşık 12 sene orada çalıştım, bu süre zarfında firmamız büyüdü, fabrikasyon ürünler yapmaya başladı. Sektörü o dönemlerde tanımaya başladık. ilk başladığınız yıllarda sektörde sizin gibi çalışan bayan elemanların yoğunluğu neydi? Mobilya döşeme malzemeleri konusunda çalışan yoktu. Yönetici olarak tanınan, yaşı benden çokça büyük bir veya iki bayan vardı; onlar bana örnek gösterilirdi. Ben de yine mobilya döşeme malzemeleri satan bir firmada yönetici olarak çalışan bir bayanı kendime örnek alarak sürekli başarılı olmaya çalıştım. Yöneticiliğe doğru giden adımlarınızdan bahseder misiniz? Kademe kademe yükseldim ben. Muhasebeden sonra firma sahipleri tarafından müdürlük görevini hak ettiğim düşünüldü; işe hakim olmaya, idareyi yavaş yavaş ele almaya başlamıştım. Çünkü o zamanlar, sevkıyat gibi, birebir işverenlerin yaptığı bazı işleri ben yönlendiriyordum. Firma sahibi Hakan Bey bu yüzden “oturduğun koltuğu her zaman sen hak ettin, ben hiçbir zaman sen al bunu” demedim derdi. Bu arada dünya evine ne zaman girdinizş Hakan Sünger’de çalıştığım dönemde evlendim. Eşiniz de aynı sektörde mi çalışıyordu? Hayır. Sektör dışında çalışıyor. O kadar yoğun iş temposundaydım ki eşimle bile görücü usulüyle evlendim. Evlendikten sonra 3 sene Anadolu yakasındaki evimden İkitellide’ki işyerime gidip geldim. Fakat hamile kalınca bebeğimin sağlığı açısından işe gitmemem gerektiğini düşündüm ve bir buçuk sene çalışmaya ara verdim. Eşiniz bu yoğun temponuzu nasıl karşılıyorduş Evde yardımcı oluyor muydu sizeş Evet. Çünkü ben ondan 1-2 saat geç eve varabiliyordum. Mutlaka evde bana kapıyı açan o oluyordu. Eşim her zaman yardımcım, destekçim oldu. Evliliğin çalışmalarınıza olumlu veya olumsuz yansımaları nelerdir? Evliliğin hiçbir olumsuz yönü yok. Hayatınızı paylaştığınız birisi oluyor yanınızda. İş hayatınızda kendinizden fedakârlık ettiğiniz sürece, evliliğin hiçbir olumsuz etkisini görmüyorsunuz; eve ayıracağınız süreyi kısıtlıyor, onu işinize aktarıyorsunuz ama yine de ikisinin bir arada olması güzel. Sektörde bayan yöneticilerle görüşüyor musunuzş Etrafımızda genelde firmaların satın alma bölümlerinde, muhasebe departmanlarında, finansta bayanlar oluyor. Sektör tamamen bayan ağırlıklı olmaya başladı. şu anki firmanız DOĞAN Malzemecilik ve ona bağlı olan Ece Döşeme Malzemeleri’nde çalışmaya nasıl başladınız peki? Bir buçuk sene iş hayatına ara verdikten sonra, şu an çalıştığım DOĞAN Malzemecilik’te çalışmaya başladım. Kendileriyle zaten sektörden tanışıyorduk. Dost firmaydık. DOĞAN Malzemecilik de bir aile şirketiydi ve bu konumdan çıkıp kurumsallaşma yolunda kuvvetli bir adım atma kararı aldılar. Bir profesyonel yöneticiyle çalışmak istiyorlardı; bu noktada beni uygun gördüler ve 5 senedir Genel Müdür olarak görevimi icra ediyorum. ilk başladığınız dönemlerde nasıldı peki, bir kıyaslama yapabilir misiniz? 1987 yılında çalışmaya başladığımda ilk kadın çalışanlar arasındaydım bu sektörde. Yaklaşık 3 sene sonra sektör bayanları kabul etmeye başladı. O dönemde bir bayan olarak ne tür zorluklar yaşadınız? O dönemde ticari hayatta, bir bayan görmeye alışık değillerdi ve bu durum iş ilişkilerine de yansıyor, kadınlarla mümkün olduğunca az muhatap olmaya çalıyorlardı. Ama daha sonraları o insanlarla tekrar ticaret yapmak, onların size alıştığını görmek gurur veriyor insana. Bir bayan yönetici olmanın zorlukları neler? Bu sektörde genelde firma sahibinin yakın akrabaları yöneticilik görevini üstleniyorlar. İşyeri sahibinin yakını olduğu için de biraz daha rahat davranarak özel işlerine fazla zaman ayırabiliyorlar. Ancak, benim gibi, iş hayatında kademe kademe yükselmi? bir yönetici olduğunuzda durum biraz daha farklı. Anne olduğunuzda işinizi yarıda bırakabiliyor ve yükselemiyorsunuz. Çalışma saatleri içerisinde şirkete girip çıkmak zorundasınız. Bunlar Türk toplumunda yaşanılan belli başlı sıkıntılar… Bu sıkıntılara rağmen günümüzde kadın yöneticiler artıyor, bunun nedeni nedir? Toplumumuzda kadınlar; işlerine eğilmek, tecrübe sahibi olmak, titizlik göstermek konusunda biraz daha hassaslar. Bu noktada bay yöneticiler de bayan yöneticileri daha çok tercih ediyor. Sanıyorum kadınlara iş takibi konusunda olan güvenin artması nedeniyle, ileriki günlerde bayan yönetici sayısının daha da artacağını düşünüyorum. Bayanların bazı özel dönemlerinde, işlerinde kopmaması ve işgücü kaybını önlemek için bir şeyler yapılabilir mi? Çok iyi bir kariyer sahibi olduğu halde evdeki engellerinden dolayı iş hayatında olamayan bayanlara daha rahat iş ortamları oluşturulabilir. Örneğin yöneticilik görevi dahi olsa, kadınlara part-time iş imkânı sunulabilir. Belirli saatlerde, günlerde büyük şirketler onlara kapılarını açabilirler. iş hayatında başarıyı yakalamanın sırrı? Sektörde özelikle ilk şirketimde çıraklık ve kalfalık dönemlerimi yaşadım. Şu anda da ustalık dönemimi yaşıyorum. Her şey karşılıklı güvene dayanıyor öncelikle. Firmam bana güvendi ve bende onların güvenini boşa çıkarmadım. Ticari ilişkilerinizi yürüttüğünüz firmalarla karşılıklı iyi ilişkiler kurmak, müşterinin taleplerine, sorunlarına anında cevap verebilmek önemlidir. Bir erkeğin veya bayanın başarılı olablmesinin ön koşullarından birisi de sektördeki yenilikleri takip edebilmektir. Bu sayede kaliteli ve ihtiyaçlara uygun malzemeler sunabilme şansı artar. Tecrübe çok önemli olup, yanlış yapa yapa, zaman içerisinde kazanılmaktadır. Başarı tek başına oluşmuyor, personelle beraber bir ekip dayanışması içerisinde ortaya çıkıyor. Bu nedenle ekiple iletişim de önemli faktörlerden biridir. Kadınlar iş hayatında başarılı olmak için neler yapmalı? Kadınlar, ticaret hayatına atılmak istiyorlarsa öncelikle kendi alt zeminlerini hazırlayacaklar, kendilerine güvenecekler ve bu güven çerçevesinde yollarına devam edecekler. Sabırlı, titiz olacaklar. Güven duygusu aşılayacaklar insanlara. Tüm bunlar gerçekleştiğinde, başarı da kaçınılmaz olarak geliyor. Benim, başarıya giden adımlar çerçevesinde bazı doğrularım var; çalışma arkadaşlarımla paylaştığım bu ilkeleri sizlerle de paylaşmak isterim: “Başarı ulaşılacak son durak değil bitmeyen bir yolculuktur. Başarılı insan daima çözümün bir parçasıdır, başarısız ise sorunun. Başarılı insanın her zaman bir programı vardır, başarısız insanın ise mazereti… Başarılı insan işine yardım edeyim der, başarısız ise bu benim işim değil der. Başarılı insan sorunlara çözüm bulur, başarısız ise çözümlerde sorun arar. Başarılı insan zor ama imkansız değil der, başarısız insan mümkün ama çok zor der.”

Bu Yazıyla ilgili en çok arananlar:

Bunlar İlginizi çekebilir

Sizde Yorum Gönderin